Değişimin ilk adımı: Kadının saçı sandığınızdan çok şey anlatır

Biz kadınlar için önemlidir saçları. Rengi, şekli, uzunluğu, kısalığı, görünüşü vb. Bir kadın saçıyla oynuyorsa anlayın ki psikolojik bir sıkıntı vardır bile denir. Kadının saçı çok şey anlatır.

Ben bu konuda biraz rahat bir tipim. Arada bir mutlaka bir değişiklik yapmak isterim. Aynada kendimi farklı görmek hoşuma gider. Kuaföre giderken aklımda hiç yokken bir anda belime kadar olan saçlarımı kulağıma kadar kestirebilirim mesela. Evet cesaretliyim de denebilir. Belki de sebebi saçlarımın çok çabuk uzamasıdır. “En kötü ne olabilir? Kökü bende, zaten uzayacak” derim hep.

Saçlarımın uzayacağına karşı inancım, emin oluşum beni bugüne kadar hiç yanıltmadı. O kadar adım kadar emin oldum ki hızlıca uzadığından, hiç bir şey yapmama gerek kalmadan, kendi doğasından ötürü; hep bıraktım bu rahatlığa kendimi. Hangi saç modelini beğendiysem denedim ve asla da pişman olmadım. “Değişiklik iyidir. Biraz da böyle kullanayım. Zaten gene uzayacak.

Eminliğimi hissettiniz mi siz de? Bu konuda saçlarımın uzamasına olan güvenimi, teslimiyetimi?

En son yine saçlarımı kestirirken aklıma düştü. Bu konuda aşırı rahatken hayat içerisinde neden her şeyde böyle değildim? Aslında hayatın bu saç mevzusundan ne farkı vardı?

Kadının saçı sandığınızdan çok şey anlatır

Hayatın kendisine de en az saçlarımın çabuk uzadığına güvendiğim kadar güvensem mesela. Bıraksam kendimi ve gelen her deneyimi ne de olsa geçecek diyerek farklı bir saç modeli deniyormuşçasına o heyecanla yaşasam?

Burada asıl mevzu “bilmek, güvenmek, teslimiyet.” Sen ne kadar güveniyorsun hayata? Ne kadar açıyorsun kendini yepyeni deneyimlere? Korkuların mı ağır basıyor seni konfor alanından çıkartmamak için? Yoksa hayata, evrene olan inancın tüm deneyimlere açık olup hepsinden hafif mi geçmeni sağlıyor?

Nerelerdesin? Ve nerelerde olmak istersin?

Bence al eline kalemi ve başla yazmaya. Düşünmeden, sanki elin kendisi yazıyormuş gibi düşünmeden. Aklına o an ne gelirse; mantıklı mantıksız gözetmeden sadece yaz.

Hayata nerelerde güveniyorum? Nerelerde güvenmiyorum? Güvenmeme sebeplerim neler? Güvenme sebeplerim neler? Kendimi hayata bıraktığımda neler yaşadım, nasıl hissettim? Kendimi baskı altına aldığımda, sıktığımda hayat bana ne verdi? Ya da verebilecek alan bıraktım mı sıkıştırmaktan? Kontrol etme çabamdan hayatın damla damla akmasına mı sebep oldum yoksa hayatın benim için en iyi şeyleri vereceğine güvenerek akarsu gibi berrak, temiz, coşkulu akmasına izin verdim mi?

Sorun. Bol bol sorun ve yazın.

Cevapların içinde siz varsınız. Yaşadığınız hayat, yaşamak istediğiniz hayat var.

Bakın bakalım nerelerdeymişsiniz ve nerelere gitmek istiyormuşsunuz.

Bazen yazdıklarınızı gözlerinizle okuduğunuzda kendi yazdıklarınıza şaşıracaksınız, içerleyeceksiniz, kızacaksınız. Ne olursa bırakın olsun. Gelen hisleri yaşayın sonuna kadar ve böylelikle uçması gereken ne varsa size fazlalık yapan uçsun gitsin. Ve size tertemiz harika alanlar açılsın kendinizi gerçekleştirmeniz için.

Bu sırada da benden size kocaman sevgiler olsun. 

 

İlginizi çekebilir: İstek ve hayallerinizin gerçekleşmesi için ardındaki inanç ve tutkunuza bakmaya ne dersiniz?

Gamze Baytan
Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar ... Devam