Kabul etmek, özgürleşmektir: Hem kendini hem başkalarını kabul et

Seneler önce New York’ta “I Love You, You’re Perfect, Now Change” (Seni Seviyorum, Sen Mükemmelsin, Şimdi Değiş) isimli bir Off Broadway müzikali başlamıştı. Biz de tıpkı bu müzikalin ismi gibi, aşık olduğumuz insanın tüm özelliklerine ilk önce bayılıyoruz. Daha sonra o insanın birtakım özellikleri deyim yerindeyse bize batmaya başlıyor, o insanı değiştirmeye çalışıyoruz.

Bunu sadece aşık olduğumuz, romantik ilişki yaşadığımız insana yapmıyoruz tabii ki. Biz etrafımızdaki çoğu insanın hareketlerini, karakterini olduğu gibi kabul etmek yerine, onların değişmesini istiyoruz. Ve aynı davranışları kendimize de sergiliyoruz. Bir türlü kendimizi olduğumuz gibi kabul etmiyoruz. İçinde bulunduğumuz andaki halimizle bir türlü mutlu olmuyoruz. Başımıza gelen olayları ve geçmişimizi de kabullenmekte zorlanıyoruz çoğu zaman. Tüm bu kabullenememe durumları bizim enerjimizi tüketiyor.

Gerçek dünyanın yanı sıra, sanal dünya da birbirini olduğu gibi kabul etmeyen insanlarla dolu. Evet, sosyal medyada kimse kimseyi olduğu gibi kabul etmiyor. Herkes birbirini kendi dünya görüşüne göre şekillendirmek istiyor, kıyasıya eleştiriyor. Aslında sosyal medya, insanları oldukları gibi kabul etmeyi pratik etmemiz açısından bize yardımcı olabilir. Bu hafta sosyal medya hesaplarınızda takip ettiğiniz insanları oldukları gibi kabul etmeye ne dersiniz? İşe, bazı olaylara sizden farklı bir şekilde baktığı için, kabul etmeme damarınıza basıp duran o Instagram arkadaşınızın paylaşımlarıyla başlayın. Arkadaşınızın paylaşımlarını inceleyin. Sizden farklı düşünmesi sizi niye bu kadar çok etkiliyor? Arkadaşınızda neyi değiştirmek isterdiniz? Tüm bu soruların cevaplarını kendinizi yargılamadan bulmaya çalışın.

Dilerseniz bu egzersizi gerçek hayata da taşıyabilirsiniz. Gerçek hayattaki bir arkadaşınızın bir türlü kabullenemediğiniz özelliklerini düşünün. Arkadaşınızın bu özelliklerini kabullenmekte neden zorlanıyorsunuz? Arkadaşınızı olduğu gibi kabul etseniz nasıl hissederdiniz? En son olarak tüm bu soruları kendinize yöneltin. Kendinizde kabul etmekte zorlandığınız yanlarınız nelerdir? Kendinizi olduğunuz gibi kabul etseniz hayatınızda neler değişirdi?

Bizim başka insanları oldukları gibi kabul etmememizin altında yatan asıl neden, kendimizi olduğumuz gibi kabul etmiyor oluşumuzdur. Kendini olduğu gibi kabul eden, kendiyle barışık bir insan, başkalarını da olduğu gibi kabul eder. Herkesin birbirini kıyasıya eleştirdiği, herkesin birbirinden imkansız bir mükemmellik beklediği zamanlarda yaşıyoruz. Önce kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek ve daha sonra da başkalarını oldukları gibi kabul etmek bizi özgürleştirecek. Kabul etmekten bahsederken karşımızdaki insanın bize olan saygısız tavırlarını kabul edelim, sineye çekelim demiyorum elbet. Ya da kendimizi olduğumuz gibi kabul edip yerimizde sayalım, hiç kendimizi geliştirmeyelim de demiyorum. Tabii ki kendimizi geliştirelim, ama kendimizi geliştirmenin ön şartlarından birinin de önce kendimizi olduğumuz halimizle kabul etmek olduğunun da farkına varalım.

Benim yazılarım da dahil psikoloji ile ilgili yazılar farkındalık kazandırmak açısından size yardımcı olabilirler. Ama hayatınızda dönüştürmek istediğiniz konuları ancak çaba sarf ederek dönüştürebileceğinizi unutmayın lütfen. Sizlere önce kendinizi, daha sonra da etrafınızdaki insanları kabul ettiğiniz günler diliyorum.

2021 yılını “Kendini Sevme ve Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşıyorum. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için [email protected] adresine yazabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Otantiklik nedir: Öz benliğiniz ve davranışlarınız ne kadar uyumlu?

Psikolog Rana Kutvan Psikolog
İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir ... Devam