İlişkinizde fazla iyi olduğunuzun 6 işareti

Dünyada en fazla yazılıp çizilen ve üzerinde konuşulan şey muhtemelen kadın erkek ilişkileridir. Sağlıklı kadın erkek ilişkisinin sırrını çözebilmek mümkün olmadığı gibi, sağlıklı ilişki tanımı da kişiden kişiye muhakkak değişiyor. Ancak bazı davranış tipleri var ki, sanırım tüm ilişkilerde tehlike çanlarını çaldırabilirler. Üstelik bu davranış biçimleri ilk bakışta çok da olumsuzmuş gibi algılanmıyor ve hatta “Ay beni ne kadar seviyor!”  diye düşünüp tuzağa bile düşebiliyorsunuz. Hadi birlikte bir göz atalım:

1. Partnerinizi gereğinden fazla düşünmek

Yedi mi, içti mi, üşüdü mü, ilaç saati kaçtaydı, faturayı yatırdı mı..vs. Düşünülmek çok güzel bir şey ama anaç olma sınırlarını zorlamamak lazım. Bunu çok fazla yaparsanız konu başka boyutlara gidebilir. Partneriniz kendisini yeterince olgun ve sorumluluk sahibi bulmadığınızı düşünür ya da bir noktada partnerinizi kendinize bağımlı hale getirebilirsiniz. Bırakın yapması gerekenleri kendi yapsın. İlişki yaşayacak yaşa geldiğine göre kendi sorunlarını da kendi çözecek yaşa gelmiştir demektir.

2. Duygusal dürüstlük

mutluluk
Elbette mutluluğu paylaşmak çok değerli; ancak mutsuzluk ve acıyı da partnerinizle paylaşabilmelisiniz

Sürekli mutlu görünen insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz bilemem ama bana çok gerçekçi gelmiyorlar; çünkü malesef böyle bir dünya yok. Tamam, olaylar sarpa sardığında pozitif bakabilmek güzel bir özellik ama sağlıklı ilişki yaşamak duygusal dürüstlük gerektirir. Mutluluğu paylaşmak kadar, üzüntüyü, dertleri de ilişkilerde paylaşmak gerekir. Bu sebeple ne hissediyorsanız onu paylaşmaktan asla çekinmeyin.

 3. Çünkü partneriniz için en iyisini siz bilirsiniz

Gerçekten öyle mi? Hiç de değil! Yıllar içinde ilişkilerden öğrendiğim bir şey varsa o da zorla güzelliğin olmadığıdır. Zorla kimseye kendi doğrularınızı ya da hayat tarzınızı dayatamazsınız. Sağlıklı beslenmiyorsa bu konuda tabi ki kendisiyle konuşup önerilerde bulunabilirsiniz, sağlıklı yemekler sunabilirsiniz ama istemiyorsa da diretmenin anlamı yok. Spor yapmıyorsa sabahın körü kuş gibi cıvıldayarak tepesine giderseniz sizden daha da nefret etmesini garantilemiş olursunuz. Önerin, paylaşın ama diretmeyin. Yapmıyorsa surat asıp memleket meselesi haline getirmeyin.

 4. Aynı fikirde olmamak

tartışma
Uzun ilişkilerde fikir ayrılığına bağlı olarak tartışmalar yaşanabilir

İki insan uzun zamandır birlikteyse illa ki bazı konularda anlaşmazlık çıkacaktır. Çıkmıyorsa sorun var demektir. Çıkmıyorsa tartışmıyorsunuz demektir, tartışmıyorsanız iletişimde bir tıkanıklık var demektir. Hani ben bir ilişki uzmanı falan değilim ama tartışma yaşanmıyorsa mutlaka taraflardan birinin dediği oluyor demektir. Bu da doğal olarak hiç sağlıklı değil. İçinizde tutmayın. Birbirinize girin de demiyorum ama herkesin kendi tercihini söyleme hakkı vardır. Söylemezseniz ileride daha büyük problemler ortaya çıkacaktır.

5. Partnerinizin sorunlarını çözmek

When a man loves a women” filminin bir sahnesini hatırlıyorum. Kadın alkol bağımlısı ve tedavi görüyor, erkek de iyi niyetle çok sevdiği eşine bildiği tüm yollardan destek oluyor. İki de çocukları var. Çocuklar kavga ederken ve anne onları yatıştırmaya çalışırken, baba hemen araya giriyor. Yardım edecek ya karısına. O üzülmesin, yıpranmasın diye kendi müdahale ediyor ve çocukları ayırıyor. Annenin sorunu çözmesine müsaade etmiyor. Filmin başka bir sahnesinde de kadın bu davranışın aslında kendisine yardımcı olmadığını, tam tersine onu güçsüzleştirdiğini söylüyor. “Beni çocuklarımın yanında küçük düşürdün, sorunları kendi yöntemimle, anneleri olarak çözmeme müsaade etmedin” diyor. Adam şok oluyor; çünkü o sadece karısına yardım ettiğini sanıyor.  Durum tam da böyle aslında. Bazen partnerinizin hatta çocuklarınızın da sorunlarını çözerken belki de onlara iyilik yapmıyoruz. Bırakalım herkes kendi sorunlarını kendi çözsün, ayakta kalsın, o hazzı alsın. Bunu yapmadığımız taktirde onları kendimize fazlasıyla bağımlı hale getirme riskimiz büyük oluyor.

 6. Fazla korumacı olmak

Bir önceki maddeyle biraz iç içe aslında. Bazen fazla korumacı tavırlar, ilişkilerde romantik bile algılanabilir. Ama güç ve kontrol etme isteği olarak da algılanma ihtimali yüksek. Özellikle Türk erkekleri genellikle fazla korumacı olabiliyorlar. Karınızı tek başına bir yere yollamama sebebiniz acaba kendi içinizdeki sadakatsizlik korkusu yüzünden mi? Belki de bunu düşünmeliyiz.

Uzun süreli ilişkilerde en önemli şey önce kendimize ve duygularımıza iyi bakmak ve mutlu olup  kendimizi ifade edebildiğimizden emin olmak. Her sabah kendimize soralım ve bunlar üzerine düşünelim:

İşle ilgili yapılması gerekenler, eşimizle ya da çocuklarımızla ya da evle ilgili yapılması gerekenler neler? En önemlisi ben nasılım? Bugünü mutlu olarak kapatabilmek için benim neye ihtiyacım var?

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Aşk ile bağımlılık arasındaki benzerlikler ve farklar nelerdir?

İlişkide problem yaşanmasını tetikleyen 10 kötü alışkanlık ve kurtulma yolları

Özlem Sökmen
Koşucu, anne, sokak hayvanı aşığı, eğitmene dönüşmüş ex İnsan Kaynakları insanı. TED Ankara Koleji ve Hacettepe Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Unilever, Turkcell, ... Devam