Hafta sonu kaçamağı: Madrid gezi rehberi

İspanya’nın başkenti Madrid, 4 milyona yakın nüfusu ile Avrupa’nın en kalabalık şehirleri arasındadır. Tarihi dokusu ve kültür-sanat etkinlikleri ile İspanya’nın önemli merkezlerinden biri olarak görülmektedir Madrid. Gezim sırasında, İspanya deyince ilk akla gelen kentlerden Barselona kadar mimari altyapısının kuvvetli olmadığını gözlemledim. Şehirdeki zengin ve aristokrat kesimin ağırlığı dolayısıyla stil biraz daha neoklasisizme yakın. 1920’lerden sonra da daha çok Art-Deco eğilimli binalar göze çarpmakta. Franco Rejimi sonrası ve özellikle de Avrupa Birliği’ne giriş ile İspanya geneli gibi Madrid de gelişip mimari ve kültürel açıdan zenginleşerek Avrupa’daki öncü kentler arasında yerini aldığını söyleyebiliriz.

Madrid’i gezmek için 2 günlük bir gezi planladım. Konum olarak önemli, tarihi altyapısı kuvvetli herhangi bir yere kısa süreliğine gittiğim zaman önceden muhakkak araştırma yapmayı tercih ediyorum. Şehri gezerken de tabi ki farklı rotalar, ilham veren mimari ögeler, sokak sanatları gibi atraksiyonların etkisinde kalıp doğaçlama hareket ettiğim de oluyor. Bu yazıda Madrid için kısa bir tur planlayacak olanların, görmesini ve deneyimlemesini önerdiğim lokasyonların bir derlemesini bulabilirsiniz.

Ulaşım

Madrid’te 2 gün geçireceğimden, sadece yürüyerek bütün şehri dolaşmanın çok realistik olamayacağına karar verdim ve 2 günlük ulaşım kartı aldım. (Madrid tourist travel pass) Bunun için Zone A’yı kapsayan bölümü seçip, otomatlardan satın alımı gerçekleştirebilirsiniz, ancak 10 kullanımlık ya da tek bilet olarak da seçenekler mevcut. Sadece gideceğiniz lokasyona veya durakların isimlerine aşina olmanız gerekiyor. Madrid metro haritaları için buraya tıklayabilirsiniz. 2 günlük ulaşım kartı ile A bölgesi içindeki her türlü ulaşım aracına erişim sağlayabilirsiniz.

Ayrıca önemli bir detay da Barajas Havalimanı’ndan şehir içine giden 8 numaralı pembe hat, maalesef renovasyondaydı. Dolayısıyla alternatif olarak havalimanındaki Terminal 2’den kalkan ücretsiz otobüsler ile Mar de Cristal diye, şehirden uzak bir lokasyona seferler koyulmuştu. Ya da şehir merkezine giden başka otobüs seferleri ile ücretli olarak yolculuk yapma şansınız da var. 8 numaralı metro hattı 18 Nisan’a kadar kapalı olacakmış.

Madrid’teki toplu taşımalarda karşılıklı güvenden çok, zorunluluk üzerine dönen bir etkileşim söz konusu. Avrupa’nın diğer birçok kentindeki gibi otobüse her kapıdan biniş yapamıyorsunuz mesela. Türkiye’deki gibi ön kapıdan girip, biletli bir yolcu olduğunuzu şoföre sunmanız beklenmekte.

Ulaşım ile ilgili kısa bilgilerden sonra Madrid’te gezilebilecek yer önerileri için derlemelerimi aşağıdan takip edebilirsiniz.

Puerta del sol

Konakladığım yer Puerta Del Sol (Sol Kapısı) meydanına çok yakın olduğundan öncelikle her daim kalabalık olan bu meydan ile başladım. Meydan’da eski postane binası, III. Carlos heykeli, Madrid’in arması da olan Madroño denilen kocayemiş benzeri bir ağaçtan meyve yiyen ayı heykeli, Tio Pepe markalı Sherry içkisine ait reklam panosu, postane binası önündeki İspanya’nın merkezi kabul edilen” 0 km taşı” görülebilecekler arasında.

Plaza Mayor

9 yerden girişi olan dikdörtgen biçimli yarı kapalı bir meydan. Meydan etrafında espadril satan dükkanlar, metal kutular içinde kurabiye ve zeytin görünümünde içi fıstıklı çikolata satan şekerlemeciler, büfe mantığında özellikle deniz ürünleri satan (ekmek arası kalamar, hamsi, salyangoz, mezgit gibi) yemek yerleri ve tabii ki cafe’ler bulunmakta.

Mercado de San Miguel

Her türlü tapas, zeytin çeşitleri, peynir çeşitleri, deniz ürünleri (özellikle istiridye), unlu mamülleri gibi yiyecek ve içecek reyonlarının bulunduğu üzeri kapalı bir market alanı. Özellikle iş çıkışında tapaslarını ve içkilerini alan lokallerin keyifle sohbet edip atıştırma yaptıkları bir buluşma noktası.

Palacio Real de Madrid

Önemli devlet törenleri sırasında kullanılan Kraliyet Sarayı, Avrupa’daki örnekleri arasında en büyük yüz ölçümüne sahip. İç mimari dekorasyonunda kullanılan farklı ve ihtişamlı malzeme ve inşai teknikler ile dikkat çekmekte. Saray gezisi sırasında fotoğraf çekilmesine izin verilmiyor.

Ayrıca Kraliyet Sarayı’nın hemen yanındaki Real Basilica de San Francisco el Grande Bazilikası özellikle tavan süslemeleri ve mistik iç mekan tasarımı ile ziyaret edilmesi gereken binalar arasında.

Museo del Prado

Dünyanın en önemli müze ve sanat galerilerinden biri olarak gösterilen Prado Müzesi’nde ünlü İspanyol ressamlar Goya, Velázquez gibi sanatçıların eserlerinin yanı sıra Carravagio, Rembrandt, Dürer gibi farklı kültür ve ülkelerden sanatçıların da eserleri sergilenmektedir.

Museo Reina Sofia

Picasso’nun ünlü eseri Guernica’ya ev sahipliği yapan dünyanın en büyük çağdaş sanatlar müzesinden biri olan Reina Sofia Müzesi’nde ağırlıklı olarak modern sanat eserleri ve Dali, Miró, Gris gibi ünlü İspanyol ressamlara ait eserler ve uluslararası düzeyde tanınmış sanatçılara ait eserler sergilenmektedir.

Museo Thyssen-Bornemisza 

Paseo Del Prado Caddesi üzerinde Sanatın Altın Üçgeni (Golden Triangle of Art) olarak adlandırılan müzelerin üçüncüsüdür. Özel bir kuruma ait olan müzede klasik ve modern sanat eserlerine yönelik kişisel koleksiyondan eserler sergilenmektedir.

Caixaforum Madrid

İsviçreli mimarlar Herzog & DeMeuron tarafından inşa edilen müze ve kültür merkezi olarak hizmet veren binanın yanında, ünlü botanikçi Patrick Blanc tarafından tasarlanmış Dikey Bahçe bulunmaktadır.

Parque del Buen Retiro

Önceleri İspanyol monarşisine ait olan park, daha sonra kamu kullanımına geçerek Madrid’in en çok ziyaret edilen turistik atraksiyonlarından biri haline gelmiştir. Park içindeki çeşitli heykeller, binalar, göletler, gül bahçesi, badem ağaçları (şu sıralar çiçek açıyorlar), İspanyol kolonilerinden getirilen egzotik bitkilerin sergilenmesi amacıyla cam ve çelik konstrüksiyondan yapılmış Kristal Palas görülebilecek arasındadır.

Estacion de Atocha

Atocha İstasyonu görkemli mimarisi ile dikkat çekmektedir. Çelik ve camdan oluşan 157 m genişlik ve 27 m yükseklikteki çatı, yanlarda tuğla malzeme ile yapılmış cephelere oturmaktadır. Yerel ve bölgesel seferlerin düzenlendiği tren istasyonu, binanın yakınında bulunan Atocha Bazilikası’ndan ismini almaktadır.

Edificio Telefonica

Gran Via Caddesi üzerinde bulunan, 1920’ler Amerikan mimarisinden ilham alarak tasarlanmış; ancak bezemeleri ile barok mimarisi de içeren ikonik bina.

Plaza de Cibeles 

Madrid’in en önemli kent simgelerinden olan Cibeles Çeşmesi ve Sarayı ile Banco De España, Palacio Buenavista gibi önemli yapılarla çevrelenmiş meydan. Ayrıca bu meydan yakınında Gran Via ve Calle de Alcala Caddelerinin kesişim noktasında Metropolis Binası görülebilecek arasında.

Plaza de Colon

Colon Meydanı’nın orta noktasında bulunan kolon üzerinde ünlü İtalyan kaşif Christopher Columbus’un bir sütun üzerinde durduğu heykeli bulunmaktadır. Ayrıca meydanda Torres De Colon isimli ikiz kulelerden oluşan gökdelen, Museo Arqueológico Nacional (Arkeoloji Müzesi) ziyaret edilebilecekler arasındadır.

Plaza de Toros de Las Ventas

Las Ventas olarak da kısaltılan 25 bin seyirci kapasiteli Boğa Güreşi Arenası. İslami mimari etkisi altında inşa edilen yapının açılışı 1931 senesinde gerçekleştirilmiş. Arenada maalesef hala boğa güreşi gösterileri düzenlenmekte. Ayrıca konser, tiyatro, tenis maçları gibi farklı performanslar da yapılmakta.

Estadio Santiago Bernabeu

Real Madrid Futbol Kulübü’nün ev sahipliğini yaptığı masif betonarme strüktürlü futbol stadyumu, ekleme ve renovasyonlarla 81bin kişilik seyirci kapasitesine sahiptir. Metro bağlantısı bulunan stadyumu düzenlenen turlarla gezebilme ve müzesini ziyaret etme şansınız bulunmakta.

Templo de Debot

Aslen Mısır’da M.Ö. 200 yılları civarında inşa edilen tapınak, Asvan Baraj yapımı sırasında zarar görmekten kurtarılması adına Mısır Hükümeti tarafından İspanya’ya bağışlanmıştır.

Plaza de Espana

Şehrin büyük ve önemli meydanlarından sayılan Plaza De España çevresinde, Torre de Madrid ve Edificio España yüksek katlı binaları ile meydanın orta bölgesinde Cervantes Heykeli ve Don Kişot ile Sancho Panza heykelleri bulunmaktadır.

Rio Manzanares

Manzanares su yatağının, rehabilitasyonu sırasında yapılan peyzaj düzenlemeleri, aktivite ve spor alanlarını kapsayan nehir kenarı rekreasyon alanlarıdır.

Puerta de Europa (Gate of Europe, Kio Towers)

Kio Torres adı ile de bilinen Avrupa’nın Kapısı isimli eğimli ikiz iş kuleleri.

Siz de bir hafta sonu kaçamağını, dopdolu bir tatil haline dönüştürmek istiyorsanız, Madrid için derlediğim bu önerilerden faydalanabilirsiniz.

Gözde Kızılkan
Gözde; İstanbullu bir mimar, şehir plancısı, gezgin, yogini, sanat ve sporsever. Alman Lisesi’nden mezun olduktan sonra, lisans eğitimini Almanya’da bulunan Bauhaus Üniversitesi’nin mimarlık bölümünde ... Devam