Yok saymak çözüm değildir: Duygular yaşanmalı ve serbest bırakılmalı

Duygularımızı yok saymaya çalışarak özümüzden uzaklaşıyor ve kendimizi hasta etmeye başlıyoruz. Şimdi elimizde kişisel gelişim denen harika bir araç var. Kiminle karşılaşsam herkes nefes ve yaşam koçu olmuş. Peki bu insanlar birilerinin hayatını güzelleştirmeye çalışıyor da kendi duygularının, düşüncelerinin, sorumluluklarının, yaşadıklarının, aradıklarının içinden geçebiliyorlar mı acaba? Spiritüel yaşama adım attığım andan beri sürekli kendimi, diğerlerini, düşüncelerimi, duygularımı ve hayatımı değiştirmeye çalıştım. Gerçek çözümü, sevgiyi, huzuru, bilgeliği, tamlığı hep dışarıda bir yerlerde aradım. Sürekli duyduğum kelimeler ise “Olumlu düşün, sürekli gülümse, her şeye evet de, affet, geçmişi temizle, olumlu şeyler yap, geçmiş kalıplarınla, limitlerinle hareket etme, pozitif yanlarını kucakla, negatif yanlarını değiştir, güzel şeyler söyle, yumuşak ol, dürüst ol, düşünmeden konuşma, öfkeni kontrol et, olumlama yap, pozitif ol…

Her şey benim yansımamsa, bu bana ne gösteriyor? Hoşlanmadığım bir durumla karşılaştığımda ise bu benim yansımam diyerek hep kendimi suçladım. Ben hayatla ve kendimle barışmaya çalıştıkça sanki daha çok savaşıyordum her şeyle. Ben düşüncelerimi, duygularımı, kendimi değiştirmeye çalıştıkça sanki daha çok debeleniyordum. Değişmem lazım, düşüncelerimi değiştirmem lazım, duygularımı pozitife çevirmem lazım. Bu benim niye başıma geldi, fark etmem lazım. Bu bana ne gösteriyor çözmem lazım. Lazım, lazım, lazım… Ben, düşüncelerimi ve duygularımı ittikçe, onları yok saydıkça, yalandan affettiklerim, barışmış gibi yaptığım her şey, tüm duygularım çoğalarak geri geldi. Yaşamak istemediğim her bir olay, burnumun dibinde bitti. Ne zamana kadar? KENDİMİ ÖZGÜRCE YAŞAYANA KADAR, DUYGULARIMIN İÇİNE DALIP ONLARI ÖZGÜR BIRAKANA KADAR…

Yok saymak çözüm değildir: Duygular yaşanmalı ve serbest bırakılmalı

Evet, sınava çok yakın bir zaman kaldı. Herkes bir endişe, korku ve panik halinde dolaşıyor ama neden bu endişe desem kimse cevap veremez sanırım. Çünkü kimse derine inmeye cesaret edemiyor. Kaç öğrenci bu sınav heyecanı ve stresi yüzünden bildiği soruları cevaplayamıyor, nefes almakta güçlük çekiyor? Zamanı yetiştiremiyor. Çünkü kafasındaki tek soru “Ya başaramazsam?

Geçen gün yeğenime bir nefes seansı yaptım. Öncesinde de konuştuk tabii ki. Özetle diyaloğu size aktarıyorum. 

Ne istiyorsun?

Anadolu lisesine girmek istiyorum.

Şu anda hangi duygudasın?

Korkuyorum.

Seni korkutan düşünce ne?

Ya emeklerim boşa giderse.

Sence emeklerin boşa gider mi? Orayı kazanamadın diyelim. Birçok şey öğreniyorsun bunları hayatında ya da kazandığın okulda kullanmayacağını mı düşünüyorsun?

Hayır aslında.

Başka korkutan düşüncen var mı?

Annem üzülürse.

Her anne önce evladının mutlu olmasını ister. Annen ancak sen üzüldüğün için üzülebilir. Her seçim yeni bir olasılık getirir. Başka bir lise sana yepyeni olasılıklar ve fırsatlar açabilir. Hayallerine ulaşmanda hiçbir şey engel olamaz. Sen net ve kararlı olduğunda sana tüm kapılar sana sonuna kadar açılacaktır. Yeter ki vazgeçme.

Şimdi enerjini yükselt. Gevşe ve rahatla. Korkulacak bir şey yok gördüğün gibi. Endişeye baktığında kaybolur. Onu yok etmeye çalışma. İtme. Aksine içine dal. Seni endişeye sokan düşüncelerine bak ve onları özgür bırak.

Enerjini nereye akıtırsan orayı büyütürsün. Endişeyi yok saymaya çalışırken tam tersine daha çok o endişeye anlam yüklüyor ve onu çok büyütüyorsun.

Yok saymak çözüm değildir: Duygular yaşanmalı ve serbest bırakılmalı

Şimdi yetişkinler için yazıyorum bu cümleleri. Duygular gelip geçicidir. Sen onlara tutunmadıkça gelip geçerler. Duygular geçmiş deneyimlerden gelir. Adı üzerinde geçmiş deneyim. Ne öğrendiğine bak. Duyguya tutunma.

Amaç duyguları bastırmak yok saymak değil, acıya ve ya endişeye tutunmak değil gelip gitmesine izin vermektir.

Şu anda hangi duygudasın?

Buna neden olan düşüncen ne?

Sana bu duygu ne göstermeye çalışıyor?

Sen duyguların değilsin unutma. Sen güneşsin duygular ise bir bulut. Bulut güneşi kapatır ama onu yok etmez. Sen güneşsin unutma.

 O zaman parla, ışık ol ve ışığını yansıt.

Sınava girmeden önce minik nefes egzersizi

Sınava girmeden önce derin bir nefes al. Sağ burun deliğini kapat soldan nefes al. Sol burun deliğini kapat sağdan nefes al. Sağ burun deliğini kapat soldan nefes ver. En az 10 defa. Sonrasında ise sağ burun deliğini kapat soldan nefes al. Sol burun deliğini kapat sağdan nefes ver. En az 10 defa.

Bu egzersizin faydaları
  • Stres düzeyini azaltır. Mutluluk seviyesini arttırır.
  • Duyguları dengeler.
  • Sağ ve sol beyni dengelediği için hafızayı ve odaklanmayı güçlendirir.
  • Nefesi açarak algıyı artırır, hücreleri besler.

Nefes sonrasında dua et. “Allah’ım bana tüm bildiklerimi hatırlat ve zihnimi aç. Başarılı olabilmem için bana rehber ol. Teşekkürler.” En az 3 kez tekrarla.

Sınava girecek tüm öğrencilere başarılar diliyorum.

 

İlginizi çekebilir: Özünüze giden yolda farkındalıklarla özgürleşmek: Uy’an ana’uy

Tuba Kaytaş
Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ... Devam