Doğru kararlar almak için hayata nasıl bir pencereden bakmak gerek?

Çevremizdeki birinci dereceden yakınlarımız, doğduğumuz andan itibaren bizim üzerimizde büyük etkiye sahip. Henüz bilişsel olgunluğa erişmediğimiz dönemde bizim adımıza söz sahibiler, karar vericiler. Eğer karar verme konusunda ufak yaşta yetkilendirmeler başlamadıysa muhtemelen seçim yapmaya aklımız fikrimiz yetse bile kararlar hala ya onlarda ya da etkiliyorlar.

Birinin, adına karar veriyor olması bazen işleri kolaylaştıran ama uzun vadede insanın önündeki pek çok fırsatı engelleyen bir durum. Aileden uzaklaştığın, kendi ayaklarının üstünde durmaya başladığın dönemde karar veren kişi olmak gerçeği belki çaresizlik bile hissettirebiliyor. İşinin lideri veya bir işin sahibi olabilmek sadece karar verebilmekle ilgili değil ama gerektiğinde zorlu kararları alabilmek özellikle liderler için olmazsa olmaz. Karar vermek hem zor hem kolay. Peki, nasıl olursa daha doğru kararlar alırız? Yeni kararlar alma konusu, sonbaharın ilk konusu olsun istedim.

Kararların arkasındaki en kritik başlık belki de dinlemek ve anlamak. Tek kaynaktan değil, birden çok kaynaktan konuyu dinlemek çok sihirli bir şey. Ünlü yatırımcı Warren Buffet’ın “İnsanlığın yaptığı en iyi şey, yeni edindiği bilgiyi konu hakkında ilk yargısı aynı kalacak şekilde yorumlamaktır.” sözünü özellikle iyi dinleyici olması gereken karar vericiler için önemli buluyorum.

Aslında kendi fikirlerimize uyan, doğruluğundan emin olduğumuz şeyi kabul etmek ve onunla yola devam etmek en kolayı gibi geliyor ama bazen bildiklerimizi alaşağı edebilecek yeni doğruları da hayatımıza sokabilir ve yargısız olabilirsek doğru ve adil karar verebiliriz. Okumak da dinlemek kadar kıymetli tabii… Tarafsızca, önyargısızca yapılan dinleme ve okumaların öğrettiklerini hayatımızın her alanında kullanabiliyoruz.

Çok uzun metinler okumak, çok fazla toplantıya katılmak, çok fazla kişiden fikir almak bizi fark etmeden bir boşluğa doğru itiyor. Hick Hyman Kanunu’nun da desteklediği “az fazladır” yaklaşımı, az ama öz seçenek, sadeleşen mail trafiği, azalan toplantı yoğunluğu ile ilişkilendirebileceğimiz bir karar. Bunu yaratacak ortamı sağlamak, iyi planlama, doğru kaynağa doğru zamanı ayırma ve bilgi bombardımanı arasından doğrusunu seçebilme tabii ki analiz ve düşünsel bir ayrımla mümkün. Buna yatırım yapmak iyi kararın anahtarı.

Farklılıkları, karşıt görüşleri dinlemek, kritik etmek ve sonuca varmak kararın önemli bir adımı. “Bizim gibi” olmayanların, çeşitliliğin desteklendiği ortamlarda insanların çok daha doğru kararlar alıp çok başarılı işlere imza attığını hepimiz görüyoruz. Çeşitlilikten beslenen bir kültür yaratabilirsek belki karar alma, başarılı iş sonuçlarına ulaşma gibi birçok konuda aynı anda başarılı olacağız. Çeşitlilikten beslenip yine de farklı fikirlere hayır diyebiliriz. İkna olmak ve ikna etmek de işin bir parçası ama hayır demeden ve kritik etmeden önce önyargılardan arındığımıza emin olursak kabul ettirmek de daha kolay oluyor.

Bir de kriz anları var ki burada karar vericinin kim olduğu hayattaki en büyük “şansımız” veya “şanssızlığımız” olabiliyor. Bazı kararlar gerçekten hayatımızı değiştiriyor. Örneğin batmakta olan bir feribotun dümeninde olduğunuzu ve dümen dönerken hala kurtulma şansı olan kişilere “Panik yapmayın, dünyanın en güçlü feribotundasınız” dediğinizi düşünün. Bu açıklamayı yapan kişi aslında fark etmeden %80’i ölümle sonuçlanan bir kazanın gidişatına karar veriyor. (Estonya Feribotu Sendromu’nu okumanızı öneririm.)

Beynin kriz anlarında kaç-savaş veya don tepkisi de tam olarak buradan geliyor. Sürekli tetikte olmak veya olaylar karşısında donmak ayrı ayrı psikolojik rahatsızlıkları beraberinde getirebiliyor. Vücudumuzu ve zihnimizi rahatlatmak, kendimize zaman tanımak ve mental yorgunluğumuzu iyi dinlenerek atmak karar verirken de size ivme kazandırıp sonuçlarından daha memnun olmanızı sağlıyor.

Her ne rolde olursak olalım hayatta birtakım kararlar vermemiz gerekiyor. Bir kararı aldıktan sonra arkaya dönüp bakmamak gerektiğini düşünenlerdenim. Bununla ilgili düşüncelerimi daha önce tercihler üzerine kaleme aldığım yazımda da paylaşmıştım. Karar verirken yardımcı olacağını düşündüğüm maddeler benim kendime notlarım… Sizler de yeni kararlar alma dönemindeyseniz bu başlıklar belki sizin için de birer ipucu olur.

İlginizi çekebilir: Sebat etmek neden önemlidir: Pes etmeden ilerlememizi sağlayan güç

Didem Sümer Tiryaki
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2013 yılında mezun olduktan sonra Galatasaray Üniversitesi’nde MBA eğitimini tamamladı. 8 senedir özel sektörde çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Geleceğin ... Devam