Çocuklarda oyun bağımlılığı nedir? Belirtiler ve sağlıklı ekran süresi

Dijital oyunlar, günümüz çocuklarının yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Eğlence, strateji, başarı hissi ve sosyal bağlantı sağlayan bu dijital etkileşimler, doğru kullanıldığında gelişimsel fırsatlar da sunuyor. Ancak ebeveynler, çocuklarının oyun alışkanlığının sağlıklı bir ilgi mi yoksa kontrolsüz bir bağımlılık mı olduğunu merak ediyorlar.

Bu kritik sorunun yanıtını ararken, Klinik Psikolog Çağla Akın çocuklarda dijital oyun kullanımını kapsamlı bir çerçevede ele alıyor. Akın, risk işaretlerini, davranış değişimlerinin arkasındaki dinamikleri ve ailelerin bu süreçte nasıl etkili destek olabileceğini bilimsel ve pratik perspektiflerle açıklıyor. Ayrıca oyunun yalnızca eğlenceden ibaret olmadığını; çocukların motivasyon, başarı algısı ve duygusal düzenleme gibi yönlerine etkilerini de değerlendirdiği bu yazıda, dengeli bir ekran deneyimi kurmanın yolları tartışılıyor.

Çocuklarda oyun bağımlılığı

Dijital oyunlar artık çocukluk dünyasının doğal bir parçasıdır. Birçok çocuk için oyun; eğlence, keşif, başarı hissi ve sosyal bağlantı anlamına gelmektedir. Ancak son yıllarda ebeveynlerin en sık dile getirdiği kaygılardan biri “Çocuğum oyuna fazla mı düşkün, yoksa bağımlı mı oluyor?” olmaktadır.

Tablet, telefon ve bilgisayar oyunları çocukların günlük yaşamında giderek daha fazla yer kaplıyor. Bu durum her zaman bir sorun anlamına gelmese de, kullanımın çocuğun uyku düzenini, okul başarısını, sosyal ilişkilerini ve fiziksel sağlığını etkilemeye başladığı noktada dikkatli olmak gerekiyor. Önemli olan tek başına süre değil, yaşamdaki dengenin korunup korunmadığıdır.

Ebeveynlerin şu soruları kendilerine sorması iyi bir başlangıç olabilir:

  • Uyku düzeni nasıl?
  • Düzenli hareket ediyor mu?
  • Okula uyumda zorlanma var mı?
  • Arkadaşları ve aileyle kaliteli zaman geçiriyor mu?
  • Ekran dışı hobilerden keyif alıyor mu?

Bu alanlar sağlıklı ilerliyorsa yoğun oyun oynama her zaman bağımlılık anlamına gelmez. Ancak teknoloji bu alanların önüne geçmeye başladığında sınır koymak gerekir.

Dijital oyun bağımlılığı nedir?

Dijital oyun bağımlılığı; oyunların aşırı ve kontrolsüz kullanımıyla karakterize bir davranış örüntüsüdür. Temel özellikleri şunlardır:

  • Oyun oynama süresini kontrol edememe
  • Oyun dışındaki etkinliklere karşı ilgi kaybı
  • Olumsuz sonuçlara rağmen oynamaya devam etme
  • Oyun oynayamadığında huzursuzluk ve gerginlik yaşama
  • Duygusal rahatlama için oyuna yönelme

Burada belirleyici olan, oyunun eğlence olmaktan çıkıp düzenleyici bir ihtiyaç haline gelmesidir.

Her oyun oynayan çocuk bağımlı mıdır?

Hayır. Oyun oynamak tek başına bir risk göstergesi değildir. Bağımlılıktan söz edebilmek için davranışın süreklilik göstermesi ve çocuğun işlevselliğini bozması gerekir.

Risk işaretleri şunlar olabilir:

  • Oyun üzerine aşırı zihinsel meşguliyet
  • Oynamadığında yoğun huzursuzluk ve öfke
  • Süreyi azaltma girişimlerinin başarısız olması
  • Önceden sevilen etkinliklerin bırakılması
  • Ders başarısında belirgin düşüş
  • Sosyal ilişkilerden uzaklaşma
  • Yalan söyleyerek oyun süresini gizleme
  • Duygusal zorlanmalarda tek başa çıkma yolu olarak oyuna yönelme

Aşırı oyun kullanımının olası etkileri

Uzun süreli ve kontrolsüz oyun kullanımı bazı çocuklarda şu sonuçlara yol açabilir:

  • Akademik performansta düşüş
  • Uyku düzensizlikleri
  • Sağlıksız beslenme alışkanlıkları
  • Hareket azlığına bağlı kilo artışı
  • Öz bakımda gerileme
  • Dikkat ve dürtü kontrolünde zorlanma

Şiddet içeren oyunlara yoğun maruziyet ise bazı çocuklarda empati düşüşü, agresyon artışı ve kaygı belirtileriyle ilişkili olabilir. Ancak burada yine çocuğun mizacı, aile ortamı ve genel yaşam koşulları belirleyici rol oynar.

Ekranı yasaklamak neden çoğu zaman işe yaramaz?

Ekranı sadece “zararlı alışkanlık” olarak görmek genellikle çözüm üretmez. Çünkü oyun çocuk için yalnızca eğlence değildir. Aynı zamanda:

  • Başarı hissi
  • Kontrol duygusu
  • Yetkinlik deneyimi
  • Sosyal bağlantı da sağlar.

Yasaklar çoğu zaman daha fazla direnç, gizli kullanım ve ebeveyn çocuk çatışması doğurur. Hedef yasak değil, denge ve öz düzenleme becerisi kazandırmaktır.

Ebeveynler nasıl bir yaklaşım benimsemeli?

Güven ilişkisini koruyun

Kurallar koyarken ilişkiyi zedelememek esastır. Çocuk anlaşılmadığını hissederse iş birliği azalır.

Birlikte “ekran dışı menü” oluşturun

Çocuğunuzla birlikte alternatif etkinlik listesi hazırlayın:

  • Spor
  • Masa oyunları
  • El sanatları
  • Doğa etkinlikleri
  • Arkadaş buluşmaları

Model olun

Ebeveyn sürekli telefondayken çocuktan sınırlama beklemek gerçekçi değildir. Davranış modellemesi, kuraldan daha etkilidir.

Süre yerine yapı koyun

Sadece bir saat oynayacaksın” yerine yapılandırılmış bir sıra daha etkili olacaktır, ödev-sorumluluk-hareket-ekran gibi örnek verilebilir.

Net ve tutarlı kurallar belirleyin

  • Hafta içi / hafta sonu ekran sürelerinin farklı olması
  • Yemek masasında ekran olmaması
  • Yatmadan en az 1 saat önce ekranın kapanması olabilir. Tüm kurallar çocuk ve ebeveyn ile birlikle önceden konuşulmalıdır.

Geçişleri yumuşatın

Ekranı ani kesmekten çok20 dakika, 10 dakika, 5 dakika aralıklarla hatırlatmaları yapın.

Dahil olun

Zaman zaman çocuğun oynadığı oyuna ilgi gösterin, neyi seviyor, hangi hedefi var, başarı hissi nerede geliyor. Anlaşılan çocuk daha kolay sınır kabul eder.

Ekran süresi artıyorsa bazen problem oyun değil, alttaki duygusal ihtiyaçtır. Bazı çocuklar ekranı kaçış alanı olarak kullanabilir. Yalnızlık, sosyal zorlanma, başarısızlık korkusu, kaygı, özgüven düşüklüğü bunun sebeplerinden olabilir. Bu durumda yalnızca süreyi azaltmaya çalışmak yeterli olmaz; çocuğun yaşadığı zorlanmayı anlamak gerekir.

Ne zaman profesyonel destek alınmalı?

Her yoğun oyun kullanımı bağımlılık anlamına gelmez; ancak bazı durumlarda uzman desteği almak sürecin büyümesini önler ve aile içi yıpranmayı azaltır. Yukarıda yer alan belirtiler birkaç haftadan uzun süredir devam ediyorsa bir çocuk–ergen ruh sağlığı uzmanına ya da psikoloğa başvurmak faydalı olur. 

Unutulmamalıdır ki amaç oyunu tamamen hayat dışına çıkarmak değil, çocuğun oyunla sağlıklı bir ilişki kurmasını desteklemektir. 

*Bu yazı Amerikan Hastanesi katkılarıyla hazırlanmıştır.

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!