Kim korkar hormonlardan?

Son zamanlarda hormonların tehlikeleriyle ilgili pek çok söylenti kulağıma geliyor. Vücutta olmazsa olmaz hormonlardan dünya dışı korkunç maddelermiş gibi bahsediliyor; işin kötüsü bu asılsız korkular pek çok kişinin tedavisini aksatmasına yol açıyor.

Bu korkuların bir örneği doğum kontrol hapları… Hormon kullanmaktan korktuğu için doğum kontrol hapı kullanmayacağını belirten pek çok kadın var.1 Komşu teyzelerden duyulan bilgilerle, altın günlerindeki dedikodular yarışıyor sanki… Doğum kontrol haplarındaki hormonlarla sebze-meyve üretiminde kullanılan hormonların aynı olduğunu sananlar bile var…

Önce hormon nedir ona bir bakalım: Hormonlar tiroid ve pankreas gibi endokrin organlarımız tarafından üretilen ve mesajların vücudumuza iletilmesini sağlayan vazgeçilmez haberciler. Mesajları vücudumuzun ilgili bölümlerine ileterek acıkma gibi basit bedensel işlevlerden, üreme gibi karmaşık işlemlere kadar pek çok işlevin doğru şekilde yapılmasını sağlıyorlar.2 Ve tabii ki doğum kontrol haplarındaki hormonların domates üretiminde kullanılan hormonlarla alakası yok.3,4 Doğum kontrol hapları, her kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteronun yaygın kullanım için üretilen formlarını içeriyor.3 Tarımda kullanılan hormonlar ise bitkilerin büyüme ve gelişimiyle ilgili farklı maddeler.4

Doğum kontrol haplarında bulunan kadınlık hormonları, düzenli kullanımda kadın vücudunda gebelik dönemini taklit ederek etki gösteriyor; bu sayede yumurtlamayı engelliyor ve spermin rahme geçmesine engel olacak şekilde rahim ağzındaki mukusu kalınlaştırıyorlar, ayrıca rahim iç cidarını da döllenen yumurtanın yerleşmesini engelleyecek şekilde inceltiyorlar.5,6 Bu etkileri sonucunda da gebeliğe karşı %100’e yakın bir oranda koruma sağlıyorlar.3,5 Düzenli kullanımda en yüksek korumayı sağlayan yöntemlerden olan doğum kontrol hapları, etki ve güvenliliği nedeniyle dünya çapında 100 milyondan fazla kadın tarafından tercih ediliyor.5

Konu komşudan duyup da gerçek olduğunu sandığımız bu korkuların ya da efsanelerin bir temeli var mı?

Doğum kontrol haplarındaki hormonlarla ilişkilendirilen pek çok korkunun aslında bir temeli olmadığını biliyoruz.7 Korkuların çoğu eski bilgilere ve hurafelere dayanıyor. Doğum kontrol hapları kullanımlarına başlanan yaklaşık 60 yıllık süre içerisinde çok gelişti ve değişti. İlk keşfedildikleri 1960’lı yıllardaki yüksek olan hormon dozları azaltıldı ve düşük yan etkili, farklı progesteronlar geliştirilerek kullanılmaya başlandı.8 Hala doğru olduğu sanılabilen bu efsanelerden bazıları ve gerçekler aşağıda:

  • Hormonlar kilo aldırırmış! Doğum kontrol haplarındaki hormonların kilo aldırdığı günümüzde sadece bir efsane. Doğum kontrol haplarının kilo alınmasına yol açmadığı kanıtlanmış durumda.7 Yeni kuşak doğum kontrol hapları vücutta su tutulmasına yol açmadıkları için, böyle bir etkiye de yol açmazlar.9
  • Haplar hormon düzenini bozup kısırlık yaparmış! Doğum kontrol hapı kullanımı gebe kalma becerisini etkilemez. Hapı bıraktıktan hemen sonra gebe kalınabilir. Yalnız unutmayın yaş ilerledikçe gebe kalmak güçleşir, 40’larındaki bir kadının gebe kalma olasılığı 30’lu yaşlara göre daha düşük olacaktır.7
  • Hormonlar kanser yaparmış! Doğum kontrol haplarının yumurtalık ve rahim kanseri ile kalın bağırsak kanseri sıklığını azalttığı gösterilmiştir.9
  • Haplar cinsel isteği köreltirmiş! Doğum kontrolünün cinsel isteği etkilemesi pek mümkün değil, uzun süredir birlikte yaşayan ve çocukları olan çiftlerin cinsel istek değişimlerini doğum kontrolüne bağlamaları sık rastladığımız bir durum.7

Bu efsaneler yanlış olduğu gibi, yeni nesil doğum kontrol haplarında bulunan kadınlık hormonlarının farklı yararları da var: Selim meme hastalıklarını ve yumurtalık kistlerini azaltıyor, kansızlığa karşı koruma sağlıyor, adet sancısı ve düzensizliği gibi sık görülen sorunları önlüyorlar. Bunlara ek olarak bazı doğum kontrol hapları akne ve kıllanma tedavisinde kullanılıyor; bazıları da adet öncesi gerginliği tedavi ediyor.9

Sonuç olarak, kadınlık hormonlarını içeren doğum kontrol hapları dünya çapında milyonlarca kadını zamansız gebeliklerden ve bunun istenmeyen sonuçlarından koruyan, istedikleri zamanda istedikleri sayıda çocuk yapmalarını sağlayarak yaşamlarını düzenlemelerine olanak tanıyan büyük bir gelişme.9

Yaşamınızın bu döneminde çocuk sahibi olmayı düşünmüyorsanız hangi doğum kontrol yönteminin sizin için uygun olduğunu doktorunuza danışın ve gereksiz endişelerden kurtularak hayatınızı güvenle yaşayın.5,10

 

Kaynaklar:
(1) Guendelman S, et al. Perceptions of Hormonal Contraceptive Safety and Side Effects Among Low-Income Latina and Non-Latina Women Maternal and Child Health Journal 2000;4(4):233-237
(2) https://www.hormone.org/hormones-and-health/hormones/hormones-and-what-do-they-do
(3) https://www.nhs.uk/conditions/contraception/combined-contraceptive-pill/
(4) https://www.nutrienagsolutions.ca/about-cps/news/plant-hormones
(5) https://embryo.asu.edu/pages/birth-control-pill
(6) https://www.mayoclinic.org/tests-procedures/combination-birth-control-pills/about/pac-20385282
(7) https://www.insider.com/common-birth-control-questions-answers-2018-6#9-can-you-skip-your-period-when-youre-on-the-pill-9
(8) https://www.medscape.com/answers/258507-109045/what-are-combination-oral-contraceptives
(9) Dhont M. History of oral contraception, The European Journal of Contraception & Reproductive Health Care 2010;15:sup2:S12-S18
(10) https://www.ema.europa.eu/en/find-medicine/human-medicines/referrals/combined-hormonal-contraceptives

Op. Dr. Ebru Zülfikaroğlu
1989’da TED Ankara Kolejini, 1995’de Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 2001’de Numune Hastanesinde Genel Cerrahi Uzmanlığını, 2004’de Zekai Tahir Burak Hastanesinde Kadın Doğum Uzmanlığını ... Devam