Siz hiç “korkmaktan” korktunuz mu?

Bundan kısa bir zaman öncesine kadar yaklaşık bir yıldır hayatımda beni en çok korkutan konu “korkmaktı”. Evet kulağa biraz karmaşık bir cümle gibi geliyor ama bir şeyden korkmaktan aşırı korkuyordum. Korktuğum şeylerin bana hissettirdiği o duygudan, ruhumda oluşturduğu gerginlikten, korku halinin huzurlu zamanımı çalmasından o kadar korkmaya başlamıştım ki tıpkı bir zincir gibi korkmaktan kaçtıkça korktuğum şeylerin sayısı günbegün artmaya başlamıştı.

İyi yaptığım bir konunun başarısız olmasından korktum, haklı olduğum bir konuda yanlış anlaşılmaktan korktum, tek başıma yaşamaya başladığım evde bir şey olmasından korktum aklınıza gelebilecek büyük küçük birçok şeyden korktum bu son 1 yılda. Bir şeyden korkmak beni o kadar rahatsız etti ki bu sefer de bir şeylerden korkmamak için uğraşmaya başladım, korkularımın üzerine gitmek yerine onları yok saydım, yüzleşmedim, savaşmadım hatta bazı anlar kendimi kandırdım. Gelin görün ki bu “korku” hissi pek öyle düşündüğüm gibi güçsüz bir his çıkmadı. Her seferinde bir yerimden tutup yakaladı beni, alt etti. Ben buradayım, benden kaçamazsın dedi kısacası.

Sonra kendi kendime oturup düşündüm. Önce bir sakinleştim tabir-i caizse. Kabullendim. İşin en zor kısmı kabullenmekti. “Korkuyu” kabullenmek. “Korkmaktan” korktuğunu kabullenmek. Kaçmaya çalıştığını kabullenmek. Kabullenmenin ardından her şey çorap söküğü gibi gelmeye başladı zaten. Korkmaktan Korkmuyorum dedim kendime. Korkudan kaçmadan tam tersine tüm korkulara kapılarımı açtım sonuna kadar. Sonra da yüz yüze geldim o korkularla. Günlük hayatımda beni korkutan, ürküten şeyleri irdelemeye başladım.

Neden korkuyordum bütün bu şeylerden? Teker teker korktuğum konuları listeledim. Bu korkuların nedenlerini tek tek belirledim kafamda. Listelemenin ve yazmanın gücüne inananlardanım. Bütün bu korkuların neden listesine belli bir perspektiften bakınca çoğunun mantıklı olmadığını keşfettim. Kendime verdiğim bu gerginlikten beslenen nedenlerdi hepsi. Bu gerginlik, tedirginlik daha da büyütmüştü bu korkuları. Ben kendimi doğal akışıma bırakırsam biliyordum ki bu nedenlerin hiçbiri beni korkutmayacaktı.Uzun zamandır korkmaktan korkan biri için kolay değil elbette bu yüzleşme. Ama zaman verdim kendime. Güçlendim. Kafamı rahatlattım. Sonra baktım ki korktuğum şeylerin sayısı azalmaya başladı. Tabii ki bir şeylerden korkacaktım bu hayatta, bu hiçbir zaman sıfırlanacak bir şey değildi. Ama korkma duygusu artık çok da abartılacak bir durum olmaktan çıkmıştı benim için.

Zamanla azalan bütün bu korkular benim hem ruhsal hem bedensel anlamda daha da güçlenmemi sağladı. Tedirginliğim ve gerginliğim azaldı. Ruhum rahatladı. Eski keyfime kavuştum. Kendi kendime yarattığım o mini prangalardan kurtulmaya başladıkça nefes aldığımı hissettim. Kendimi kendi benliğimde güvende hissettim.

En önemlisi de buydu sanırım.

İlginizi çekebilir: Korkuya olan yaklaşımınızı Osho’nun yorumlarına göre şekillendirmek ister misiniz?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Merve Kesat
2010 yılında Koç Üniversitesi İşletme bölümden mezun oldu. Yaklaşık 6 senedir aktif bir şekilde iş hayatında. Çocukluğundan beri kitap tutkusuyla yaşıyor, kitap biriktiyor; en ... Devam