Kalbim Ege’de kaldı: Muhteşem bir Atina seyahati

Geçmişte birlikte yemek yediğimiz, yan yana evlerde oturduğumuz, aynı sofrada içkimizi paylaştığımız komşumuz Yunanistan’a gittim geçen hafta. Bizler gibi güne “Greek Coffee” dedikleri “Türk Kahvesi” ile başlayan, benzer yüzlere, benzer alışkanlıklara sahip olduğumuz bu sıcak Ege insanları, gerek yaşam tarzları gerekse yemek kültürleri ile Türk insanını aratmayacak kadar sıcak ve misafirperverlerdi.

Yunanlılar nasıl insanlar derseniz özelliklerini şu şekilde sıralayabilirim sanırım:

  • Öncelikle çok ama çok konuşkan ve yardımseverler.
  • Metroda merdivenlerden çıkarken taşıyamadığınız bavulunuzu sizinle taşıyıp, bulamadığınız restorana sizinle gelebilecek kadar da kibarlar.
  • Tarihlerine de haklı olarak oldukça düşkünler. Şehirde bulunan en ufak taşın, kilisenin ya da herhangi bir yapının hikayesini biliyorlar ve size bunları zevkle uzun uzun anlatmak istiyorlar.
  • Yaşadıkları ekonomik krize ve zor geçen günlere rağmen yaşamdan aldıkları keyiften asla vazgeçmemiş Atina halkı. Günde en az 2 kere kahve içecek kadar kahve düşkünüler, Frappe onların kendine has özel bir kahvesi ve gelen her turistin bu kahveyi denemesini ısrarla tavsiye ediyorlar.
  • Akşamları mutlaka Ouzo ile sofralarını şenlendiriyorlar, bunun haricinde biz Türklerin de çok aşina olduğu İmam Bayıldı, Musakka gibi yemekler onların da vazgeçilmezi.

Bizlere “komşu” diyen bu sıcak Ege insanlarının bir kısmı Türkiye’den göç etmiş. Babaannelerinin, dedelerinin bildiği Türkçe kelimeleri sizi görünce büyük bir heyecanla paylaşıp aslında siyasetçilerin aksine bizlerin birbirini çok seven iki ülke olduğumuzu söylüyorlar. Türk dostu bu güzel, sıcacık şehir için gidilecek mekanları şu şekilde sıralayabilirim;

Akropolis ve Parthenon Tapınağı
Akropolis ve Pantheon Tapınağı

Antik Yunan tapınakları, antik tiyatro ve Yunan tarihini görebileceğiniz çok büyülü bir yer burası. Etrafta birçok turist ile birlikte medeniyetin başlangıcı olan bu şehirde o zamanlar neler yaşandığını hayal edip, tüm Atina’ya tepeden bakma şansına sahipsiniz. Burada en çok dikkatinizi çekecek şey; şehrin mimari yapısının ne kadar iyi korunduğu olacak.

Plaka
Plaka

Atina’da mutlaka gidilmesi gereken yerlerinden biri. Minicik sokaklarında, beyaza boyanmış etrafı yaseminlerle çevrili yaz evlerini gördüğünüzde kendinizi Çeşme’de hissedebilirsiniz.  Burada birçok taverna, lokal restoran, antikacılar ve hediyeler alabileceğiniz minik dükkanlar bulabilirsiniz. Restoranların çoğunun sahibi Türk turistlere aşina olduğu için sizinle Türkçe konuştuklarında şaşırmayın.:) Musakka yiyip yanında Ouzo içmeden bu bölgeden de ayrılmayın derim.

Monastiraki
Monastiraki

Bolca turist görebileceğiniz birçok taverna ve restoranın bulunduğu oldukça hareketli ve kalabalık bir bölge. Plaka gibi bir çok hediyelik eşya satan dükkan var. Burada Hacivat&Karagöz maskelerini ve oyuncaklarını görüp şaşırabilirsiniz. Ortak kültürü paylaşmanın güzel tesadüfleri Atina’nın her yerinde karşınıza çıkacak. Mutlaka Yunan yemeklerini yeyip, Akropolis manzarasına karşı bir şeyler içip Atina’nın güzelliklerinin tadını çıkarın derim.

Syntagma Meydanı

Yunanca’da Anayasa Meydanı anlamına gelen bu yerde birçok lüks mağaza, otel ve Yunanistan için önemli yerlerden biri olan Parlemento Binası’nı bulabilirsiniz. Oldukça kalabalık olan bu bölgenin arka taraflarında bu kalabalığın aksine içerisinde huzur bulabileceğiniz “National Garden” bulunmakta. Etrafta ilginç etekleri ve ponponlu ayakkabıları ile gezen Evzon askerlerini görmek sizi oldukça şaşırtacak.

Panathenaic Stadyumu
Panathenaic Stadyumu

Beyaz taşlarla süslenmiş antik zamanlarda birçok zafer kazanılmış bu muhteşem tarihi yapıyı görmeden Atina’dan ayrılmahyın derim. 1896’da ilk modern olimpik oyunlarına sahiplik eden dünyanın ilk stadyumlarından biri olan Panathenaic Stadyumu 45.000 kişilik oturma alanına sahip. Hem antik hem de modern atletlerin burada oyunlar kazanmış olması Panathenaic Stadyumu’nu çok özel ve büyülü bir yer haline getiriyor.

Ulusal Opera Binası

Tamamı Stavros Niarchos Vakfı tarafından yapılan bu modern komplex içerisinde Yunan Ulusal Opera Salonu ve Yunan Ulusal Kütüphanesi’ni barındırıyor. Tepesine çıktığınızda Atina’nın muhteşem denizine harika bir manzaradan bakıp tüm şehri görebiliyorsunuz. Yunanlılar bu komplexin etrafına dikilmiş onlarca değişik tür ağacın yanında yürüyüş yapmaktan oldukça keyif alıyorlar.

İlginizi çekebilir: Ruhu beslemenin formülü: Daha az alışveriş daha çok tatil!

Merve Kesat
2010 yılında Koç Üniversitesi İşletme bölümden mezun oldu. Yaklaşık 6 senedir aktif bir şekilde iş hayatında. Çocukluğundan beri kitap tutkusuyla yaşıyor, kitap biriktiyor; en ... Devam