Dönüşüm ve özgürlüğün başlangıcı: Kendinle buluşma zamanı

Bunca yıl görmezden geldiğin, ya da özellikle kaçtıklarınla yüzleşme zamanı hala gelmedi mi?

Bir şekilde kesintiye uğramış tüm yarım kalmışlıkların hesabının görüldüğü o karşılaşmayı ne zaman yapacaksın?

Kendi derinliklerine indiğinde ve kendinle buluştuğunda ve en alt katmanlarına gömdüğün gerçeklerle yüzleştiğinde, sen bambaşka bir sen olacaksın. Bu karşılaşmada, en çok korktuğun şeyi, herkesten gizlediğin hislerini, tutku ve arzularını, artık neyi yapmak istemediğini veya istediğini, kendine ve başkalarına söylediğin yalanlarını görme şansın var. Artık görmezden gelmek, umursamamak veya kaçmak yok. Nitekim sen karanlıklarından kaçtıkça, onlar en beklenmedik bir anda ortaya çıkar ve sana “bu ben miyim?” dedirtir. Kendinle bağdaştıramadığın ne varsa, hayatındaki olaylarda bir şekilde kendini gösterir.

Tüm travmalarını, hazmedemediklerini ve kızgınlıklarını onlarla özdeşleşmeden gözlemleyebilirsin. Ve gölgeler yok olmasa da, sen onlara olan tutsaklığından kurtulursun böylelikle. İşte o zaman dönüşüm ve özgürlük başlar. Kendinin ve zihin / beden yapısının ötesindeki şuura ulaşmak için birçok yol ve yöntem kullansan da aslında bunlar birbiriyle organik bir bağlantı içinde. Senin kendini bilmen için sana keşif alternatifleri sunuyorlar. Aslında korkacak hiçbir şey yok. Karşılaştığın her şey senin bir parçan, sen kabul et veya etme. Öyle sihirli bir sistem ki bu, en güzel şeyler korkularının ardına yerleştirilmiş. Sen yeter ki kendine doğru cesaretle yürü ve en derindekiyle buluşmaya niyet et.

 İlginizi çekebilir: Mükemmeliyetçiliğin hayatınızı paralize etmesini azaltmanın 6 yolu

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Yasemin Öner
Bu hayatta en çok inandığım şey yaşamın iyi ve kötü, aydınlık ve karanlık, hüzün ve mutluluk gibi karşıtların sonsuz dansından doğan ruhsal bir denge ... Devam