Öfkene kulak ver, senden yardım istiyor olabilir!

“Ekita, eski teknesini balık sezonuna hazırlamak için, bütün bir ay boyunca çok çalışıp, çok yorulmuştu, işini bitirdiğinde tekne öyle güzel olmuştu ki bakmaya doyamıyordu.

Nihayet tekneyi suya indirme zamanı gelmişti. Tekneyi suya indirdi. Nehir boyunca yavaş yavaş seyrediyordu ki sislerin arasında tam da kendine doğru gelen, ışıklarını yakmamış başka bir tekne gördü. Ekita bağırmaya başladı: ‘Hey oradaki! Teknenin yönünü değiştir. Üzerime doğru geldiğini görmüyor musun?’ Ama cevap gelmedi. Daha da yaklaşınca teknedeki adamın baygın olduğunu görebildi.

Sarhoşun tekidir diye düşündü ve korkunç bir öfkeye kapıldı. Hep aynıydı! Bazıları çalışıp çabalarken diğerleri sadece eğlenmeye bakıyor, sarhoş oluyor, sızıyor, sebep olabilecekleri kazaları hesaba katmadan hareket ediyor, emeğe saygı göstermiyordu. Ekita bunca zamanı çalışıp çabalayarak geçirmişti ve şimdi bütün emeği bu salak teknesinde sızdı diye heba olacaktı!

Tekne daha da yaklaştı. Sızmış adamın üzerinde kahverengi, kaba kumaştan bir giysi olduğunu görebiliyordu. ‘Biliyordum! Yine o keşişlerden biri!’ Ekita daha da kızmıştı. Hayatlarını Tanrı’ya ve yüksek amaçlara adamış gibi yapıp aslında tüm zamanlarını şarap içerek ve insanların hayatlarını ve teknelerini tehlikeye atarak geçiren bu adamlara sövüp saymaya başladı. Ekita artık öfkeden kendinden geçmişti.

İçinde din adamlarına, yoluna çıkan düşüncesiz insanlara, haksızlığa ve bir dolu başka şeye karşı duyduğu bütün öfke patlamıştı.

Yavaşça ona doğru gelen tekneyi itmek için küreğiyle hazır bekliyordu. Tekne ters dönerse de dönsündü, umurunda değildi. O sarhoşu nehrin dibine göndermeye hazırdı! Bunu hak etmişti! Tekne kürekle vurulacak kadar yaklaştığında Ekita teknede ESKİ BİR TAHIL ÇUVALINDAN başka bir şey olmadığını fark etti.

Ekita küreğini yere bıraktı. O kadar kızmış, kendini o kadar çok öfkeyle doldurmuştu ki kendini bir KURBAN gibi hissetmişti. Ve bütün bu öfke aslında nehrin sürüklediği BİR ÇUVAL TAHILDI.”

Shiatsu’da karaciğer ve safra kesesi meridyeni öfkeyle ilişkilendirilmektedir. İstemediğimiz bir şey olduğunda bacaklarımızı, dişlerimizi sıkarız. Öfke, korku, üzüntü, ifade edilmemiş tüm duygular, bedenimizde kayıtlı olarak kalır.

Karaciğer meridyeni, gövdenin sağ tarafında karaciğer alanında başlar, bacaklara doğru devam ederek bacak iç yanlarından ilerleyip ayak başparmağına gelir.

Bedenimizde karaciğer meridyeni.

Safra kesesi meridyeni, yüzden ve kulaklardan zikzaklar çizerek gövdenin ön bölgesinden geçer, bacak yanlarından devam ederek ayak 4.parmağa gelir.

Bedenimizde safra kesesi meridyeni.

Karaciğer ve safra kesesi meridyenine yönelik yoga duruşları, Shiatsu uygulaması veya kasıldığını hissettiğimiz yerlere kendi kendimize parmakla basınçlar uygulamak sıkışmış duygulardan kurtulmamıza destek olur, öfkemizi yatıştırır.

3 dereceli urdhva mukha svanasana (Yukarı bakan köpek duruşu)

Herbirimizin vücut esnekliği farklı olduğu için kendi esneme sınırlarımızda nefes alıp vermeye devam ederken aşağıdaki hareketleri yapabildiğimiz kadar uygulamak öfkeyi hareketle yatıştırmamıza yardımcı olmaktadır, karaciğer ve safra kesesi meridyeni akışını kolaylaştırmaktadır.

1. derece urdhva mukha svanasana
Birinci derece urdhva mukha svanasana

Yüzükoyun uzanırken, eller gövde yanlarına çekilip, el parmakları açık olacak şekilde, ellerde el bileklerinden değil, el parmakları ve el ayasından destek alınarak gövde yerle yaklaşık 30 derece açılı olarak hafifçe yukarı kaldırılır, kollar dirseklerden hafif bükülü, 4 nefes burada beklenir, yavaş yavaş tekrar yüzükoyun duruşa dönülür.

2. derece urdhva mukha svanasana:
İkinci derece urdhva mukha svanasana

Yüzükoyun uzanırken, eller gövde yanlarına çekilip, el parmakları açık olacak şekilde ellerde el bileklerinden değil, el parmakları ve el ayasından destek alınarak gövde yerle yaklaşık 50 derece açılı olarak hafifçe yukarı kaldırılır, boyun ve kafa yavaşça arkaya doğru esnetilir, 4 nefes burada beklenir, yavaş yavaş tekrar yüzükoyun duruşa dönülür.

3. derece urdhva mukha svanasana:
Üçüncü derece urdhva mukha svanasana

Yüzükoyun uzanırken, eller gövde yanlarına çekilip, el parmakları açık olacak şekilde ellerde el bileklerinden değil, el parmakları ve el ayasından destek alınarak gövde yerle yaklaşık 60 derece açılı olarak hafifçe yukarı kaldırılır, boyun ve kafa yavaşça arkaya doğru tamamen esnetilir, 4 nefes burada beklenir, yavaş yavaş tekrar yüzükoyun duruşa dönülür.

İlginizi çekebilir: Kalbim nerede: Kalp meridyenime nasıl ulaşabilirim?

Kaynaklar:
Masal Terapi. Judith Malika Liberman
chiro.org
sites.google.com

Emsal Salık
Tıp doktoru, Histoloji-Embriyoloji Uzmanı, Klinik Ayak Refleksoloji Uzmanı, Shiatsu Uzmanı, bass gitaristim. Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi mezunuyum. Çocukluğumdan itibaren günde 20-40 dakika arası ... Devam