Evlilikte dengenin ve ritmin önemi

Kişilikler fark yaratır mı?

Evliliklerimizde birbirimizi duygusal olarak severiz fakat gerçekte karşımızdaki insanın ne düşündüğünü çoğu zaman bilmeyiz. Aramızdaki tutku hafifledikçe, günlük hayatın tekdüzeliği ile karşı karşıya kalırız. Duyguların ötesinde neler olup bittiğini anlamamıza yarayacak bir yönteme ihtiyaç duyarız. Anlayış olmazsa iletişim kopar, öfkeleniriz veya donar kalırız ve hiç konuşmamayı tercih ederiz. Bu doğal tepkiler eşlerin her birini mutsuz eder ve yalnız bırakır. Tanrı bize değişik kişilikler hakkında öğrenme olanağı verdiği için çok şanslıyız. Kişilikler arasında farklılıkları anlamak pek çok çifti kalp ağrılarından ve iniş çıkışlı bir evliliğin yaratacağı hayal kırıklılıklarından korur.

Evlilik tahterevalliye benzer

Küçükken oyun parklarında en sevdiğim oyuncaktı tahterevalli. Bir ucunda ben otururdum bir ucunda ağabeyim otururdu. İkimizin birden tahterevallinin yukarı kalkan ucunda olamayacağımızı anlamak için fazla düşünmeye gerek yok. Birimiz yukarıdayken, mutlaka diğerimiz aşağıda olmak zorundaydı. Bu oyunda maharet iki uç arasındaki dengeyi sağlayabilmekti. Tahterevallide birimiz kendi başımıza hareket etmeye kalkıştığımızda denge bozuluyordu. Birimiz tekrar yukarıda oluyordu ama diğerimiz tamamen aşağı düşüyordu.

Bu oyun tıpkı evliliğe benzer. Birimiz yukarıda, bir diğerimiz aşağıda tahterevallideymişiz gibi gider geliriz ve dengeyi nadiren uzun süre sağlayabiliriz. Uyumlu olduğumuz anlar bize umut verir ve bizi gerçekten mutlu eder fakat eşlerden birinden gelen düşüncesiz tenkit her şeyi yerle bir eder. Birimiz kendimizi aşağıda ve incinmiş hissederken, her şeyi yerle bir eden diğerimiz suçluluğun sancılarını çeker.

İncinme ve suçluluk gibi olumsuz duygular tutkuyu siler süpürür ve aşk şüphe götürür hale gelir. “Bu evliliği yürütmeye çalışmaktan vazgeçmeliyim. Hem beni olduğum gibi beğenen başkaları da var. Her zaman değişmek zorunda olan neden ben olayım?” Diye düşünmeye başlarız. Tahterevallinin aşağı ucunda olmak bizi hasta eder ve inip tahterevalliyi terketmeye karar veririz. Biz indiğimiz anda diğer uçta oturan eşimizin yere ne şiddetle çakılacağını hayal bile edemeyiz. Bu eşler yaralanmış egolarıyla ayağa kalktıklarında, ‘yeter artık bir daha bu oyunu asla oynamayacağım’ der.

Evliliğin iniş ve çıkışları zaten yeterince zordur. Fakat her iki tarafta bir daha bu oyunu oynamamaya karar verirse, ortada umut edecek bir şey kalmaz. Birbirinizin kişiliklerini anlamak size ödülü huzur olan yeni bir oyun şansı verecektir. Bu yeni oyunda inişler, çıkışlar olmayacak, kimse birbirini yere düşürmeye çalışmayacak, suçluluk ve incinme duyguları yaşanmayacaktır. Evliliğinizi dengede tutmak için tahterevalli oyunundan vazgeçip, ödüllü aşk oyununu oynamaya başlayabilirsiniz.

Mutsuz evlilikler sizi hasta edebilir

Ne yazık ki pek çok insan evlilik tahterevallisini dengede tutmanın ne denli önemli olduğunu kavrayamaz. Bu denge, sadece evliliğe neşe kattığından değil, tarafları birçok sıkıntıdan kurtardığı için de önemlidir.

Mutlu bir evlilik, menopozdan sonra felç ve kalp krizi riskinin en yüksek olduğu dönemde, kadınları bu hastalıklardan korur. Tam tersine mutsuz evlilikler ise bu hastalıklara yakalanma riskini arttırır. Mutlu evlilikleri olan kadınlarla, eşleriyle mutsuz olan kadınların atardamarları ve aortları üzerine yapılan ultrason incelemeleri, iki grup arasında belirgin farklılıklar olduğunu gösteriyor.

Uzmanlar, kadınların incinmişlik duygularından kaçınmaya çalıştığını ve bu sırada vücutlarının çektikleri acıyı algılayıp, olumsuz tepki verdiğini iddia ediyorlar. Evlilikte yaşanan herhangi bir çatışma kan basıncınızı yükseltir. Kilo almak, egzersiz yapmamak, doğru dürüst giyinmemek,başkalarının bakışlarına kayıtsızlık mutsuz bir evliliğin daha sonraki belirtileri arasında sayılabilir. Araştırmalara göre, eşler arasındaki sözlü tartışmalar kadınları erkeklerden daha fazla etkiliyor ve hasta ediyor çünkü kadınlar evlilikte etkileşime erkeklere göre çok daha fazla fiziksel tepki veriyorlar. Tartışımaları tüm detaylarıyla hatırlıyorlar.

Evlilik söz konusu olduğunda, çoğu zaman hiç bir sorunun basit bir cevabı yok. Çiftler kişiliklerle ilgili bilgi sahibi olduklarında mutsuz evlilikler engellenebiliyor ve aslında birbirlerini gafil avlamaları gerekmediğini, birbirlerinden farklı olmalarının ikisinin de kabahati olmadığını keşfediyorlar. İyi bir evlilik ise çok iyi gelip ömrünüzü uzatabilir!

Dilşat Erdil
Sağlıklı Yaşam Danışmanı ve Bütünsel Bilinçaltı Değişim Uzmanı. Koç Üniversitesi İşletme Bölümü mezun olduktan sonra hayatını sağlıklı yaşam ve beslenmeye adamıştır. The BodyMind Institute’dan Nutritionist eğitimini aldıktan sonra Human Anatomy & Phsiology, The 90 Day Renewal Program sertifikalarını almıştır. Bir şeyi insanlar üzerinde uygulayabilmek adına önce işin mutfağına inmenin gerekli olduğunu düşünen Dilşat Erdil, raw akımın önde gelen isimlerinden olan David Wolfe’den Raw Nutrition eğitimi almış ve raw şeflik kurslarına katılmıştır. Kendi deneyimleri, aldığı eğitimler ve spor tutkunu kişiliği ile insanların hayatlarına dokunup onların hem fiziken hem ruhen hafiflemesinden mutlu oluyor. Dilşat Erdil, değişimin sadece fiziksel değil aynı zamanda bilinçaltı ve farkındalık ile birleşmesi gerektiğini düşünerek bütünsel değişim programını tasarlamıştır. Maslak’takı ofisinde birebir sağlık ve bilinçaltı seanslarını sürdürmektedir.