Büyük şehirlerin yarattığı stres faktörlerini azaltmanın yolları

Büyük şehirlerin lüksü, imkânlarından artık vazgeçmek imkansız hale geldi. Bu şehirlere ne kadar bağlansak da bize sunduğu yaşamın stresinden kaçamıyoruz. İstanbul da bunlardan biri. Öyle ki stres günümüzün en büyük sağlık sorunlarından biri haline gelmiş durumda. Günlük rutinimizde yer alan işe gitmek, arkadaşlarla bir kahve içmek için dışarı çıkmak bile bizi strese sokuyor. Trafik, bir türlü gelmeyen yaz, geldiği zaman da herkesi bezdiren yüksek sıcaklık ve nem, kalabalık, zamanımızı her şeye yetirmeye çalışmak, hepsi birer stres faktörü olarak karşımıza çıkıyor.

Yol arkadaşları bulun

Büyük şehirlerde belki de bizi en çok strese sokan, zamanımızı çalan şey trafik. Trafikten kaçış olmadığı gibi, bir yere ulaşmak için kullanılan her türlü yöntem, beraberinde başka stres faktörlerini de getiriyor. Otomobil sahipleri için benzin fiyatları ve park yeri birer stres kaynağı olurken, toplu taşıma kullananlar otobüslerin, metroların sıkışıklığından ve kısacık bir mesafe gitmek için birden fazla araç kullanmaktan yakınıyor. Oysa yol arkadaşlığı yaparak ulaşımda yaşadığımız tüm bu stresi azaltabiliriz. Trafikte geçirdiğimiz can sıkıcı zamanı yeni insanlar tanıyarak ve paylaşarak eğlenceli bir deneyime dönüştürmek mümkün. Aracımızdaki koltukların boş durmasının bize ne faydası var değil mi?

İstanbul’daki yeni “ridesharing” trendi de bunun için harika bir fırsat sunuyor. Böylelikle aynı yöne giden insanlar, mobil uygulamalar sayesinde buluşup birlikte yolculuk yapıyorlar. Bu uygulamalardan biri de Volt. Uygulama, hem yaşamımızı, ofisimizi, sitemizi paylaştığımız insanları bulma, tanıma imkanı sağlıyor hem benzin masrafına ortak buluyor hem de sabah kahvesine arkadaş bulmuş oluyor. Uygulamayı Apple Store‘dan, Google Store‘dan ve kendi sitesinden indirmek mümkün.

 

Şehirden uzaklaşın

Şehir yaşamında her gün yaşadığımız türlü stresten kaçmanın en güzel yöntemlerden biri de şehirden uzaklaşmak. Haftada birkaç saati doğada, bol oksijenli temiz havada geçirmek hem zihin açıyor, mutlu ediyor hem de vücudu dinlendiriyor. Bütün hafta şehirdeki kirlilikten, kalabalıktan yorulan vücudumuz için parklar, ormanlar, sahiller bulunmaz nimet. İstanbul’dan biraz uzaklaşabilene Polonezköy, Ağva, Belgrad Ormanı,  “Yok ben yine de şehirde kalayım” diyene de Caddebostan, Moda, Yıldız Parkı… Kocaman plazalardan, otomobillerden, AVM’lerden kaçıp biraz nefes almak herkese iyi gelir.

Büyük şehirlerin yarattığı stres faktörlerini azaltmanın yolları
İstanbul’un stresinden uzaklaşmak için Belgrad Ormanı güzel bir alternatif olabilir.

Egzersiz yapın 

Hayatımızdaki en önemli stres faktörlerinden biri de çalışma hayatı; toplantılar, raporlar, sıkışan programlar, mail yağmurları, bilgisayarın başında saatler geçirdikten sonra kamburlaşmış bir sırt…

İş yaşamındaki stresi azaltmak için güne kahvaltıyla başlamak lazım. Kahvaltı, tüm gün çalışacak olan beynimizi ve vücudumuzu hazırlıyor. İş yaşamındaki stresle baş etmek için bir diğer ipucu da egzersiz. Ofiste, hatta masanızda çalışırken kimse fark etmeden yapılacak minik egzersizler, tüm gün zinde kalmanızı sağlıyor. Hatta, yeni son dönemin “standing-desk” akımına katılıp ofisteki oturma sürenizi minimuma indirebilirsiniz. Arada kalkıp küçük bir yürüyüş yapmak, gerinmek de stresinizi alır. Siz bunları yaparken çevrenizdekilerin garip bakışlarıyla karşılaşırsanız strese girmeyin, onları da davet edin.

Büyük şehirlerin yarattığı stres faktörlerini azaltmanın yolları
Ofiste çalışırken yapabileceğiniz birkaç hareket.

Uyku kalitenize özen gösterin

O kadar yoğun tempoda çalışıyoruz ki bazen 3-4 saatlik uykularla günümüzü geçirmek zorunda kalıyoruz. Ertesi gün bitmek bilmeyen bir yorgunluk, baş ağrısı, konsantrasyon eksikliğiyle geçiyor. Tüm bunlar hem fiziksel hem de yarattığı stres bakımından psikolojik zararlar veriyor.

Uzmanlar yetişkin bir insanın vücudunun toksinlerden arındırılabilmesi için geceleri 7-9 saat arası uykuya ihtiyacı olduğunu söylüyor. Belki her gün uykuya bu kadar vakit ayıramıyoruz ancak uyku öncesinde yapacağımız ufak değişikliklerle uyku öncesinde bedenimizin dinlenmesine ve kısa sürede daha kaliteli bir uyku uyumamıza yardımcı olabiliriz. İş saatlerinden sonra bilgisayar ekranına bakmamak, belli bir saatten sonra telefon ekranına da bakmayıp gözlerimizi dinlendirmek, rahatlatıcı bitki çayları içmek, yatmadan hemen önce yemek yememek, müzik dinlemek, ılık bir duş almak…

Büyük şehirlerin yarattığı stres faktörlerini azaltmanın yolları
Uzmanlar yetişkin bir insanın vücudunun toksinlerden arındırılabilmesi için geceleri 7-9 saat arası uykuya ihtiyacı olduğunu söylüyor.